30 Ekim 2010 Cumartesi

zaten zordu(ruyordu)m


Gülşen şekil yapmış bu sene tarzı hoşuma gitti stilistiyle tanışmayı çok isterdim malum moda delisiyim aslında modanın o abuk subuk malzemelerini moda kavramına değil de trende atalım derim.
Okul mokul baydı tabi niye bilmem daha erkenden ama yaz tatilimin telef olduğunu düşünüyorum ondan olsa gerek çünkü akıllı ben 2 dersten sorumlu geçtim ben ders çalışırken millet güneşleniyodu yani, güzel bi yanı da var tabi temmuzun başlarıdaydı heralde oldu bitti, kalan zaman oohh ne güzel şimdi at kendini sıcak kumlara güneye mi gitsem ege'ye mi derken ben gözümü bi açtım ki eylüle gelmişiz bi bunalım oldu tabi olmaz mı, artık sömestr hayalleri kuruyorum ama güneye kayağa değil yani tabi o da bi muamma.
Basmaz mı şimdi ufunet sıkıntı ha bi yaz anım bile yok millet yeni yaz anılarını anlatırken ben geçen seneki yazı anlatıyodum anlıyacağın sıkıntılardayım.
Okula da bi sempatim vardı başlarda ama o da kalmadı artık hayatım basit akıyo da şu sıralar benim yarım akıllı arkadaşlarım niye gelip bana kalk gidelim eğlenelim demiyolar hala, tamam her haftasonu beraberiz de bayağı mal geçiyo o zaman da insan bi çıkıp gelir de bari evde bişeyler yapalım der zaten biri uykuya vermiş kendini iyce avanak oldu , diğeri de doğuştan avanak ağzı açık geziyo falan.
Bi de farkettim ki ağzım bayağı gevşek benim hoşlandığım çocuğun ufak çaplı bi konseri vardı (çok yönlüdür kendisi) çocuğun adı daha anons edilir edilmez kimi dürtüyo kimi yerlere kadar eğilip bana bakıyo falan ben bi kızardım tabi ayarı da yedim bizimkilerden sonra kızlar ağzıma zıçtılar laf arası.

19 Ekim 2010 Salı

...

bu gün okulda bizimle bir toplantı yaptı müdür yardımcımız , toplantının konusu tahmin edilebileceği gibi tehdidkar tavırlarla kendinize çeki dfüzen verin aman okul kıyafetleriyle ilgili kurallara uyun falandı filandı derken konuyu uzattı da uzattı mesaj aynı ama o hep başka yönden anlatıyo hani bi de anadolu lisesi yani antin kuntin huylarımız saçma sapan ergen gerisi alışkanlıklarımız da yok.Ben de o gece 1de yatmışım göz kapaklarım akıyo resmen gözümün üstüne sonra bi ara ben kafamı eğdim yanımdakı arkadaşıma küçük bir çümle kurdum tabi bu arada salonda en arka sırada oturuyoruz derken ben duymadım bu benim adımı söyleyip bişeyler demiş hala ilk olarak ne dediğini bilmiyorum ben duymadım tabi bunu mikrofonsuz da olunca adam , kafamı bi kaldırdım bütün salon dönmüş arkasının bana bakıyo n'oldu derken anladım kı konumama kızıyomuş aklınca nerden alaka kurdu bilmem birden tuvaletiniz varsa gidin kızım izin veririm demez mi kinayeli bi şekilde ben bir sinir oldum rezil oldum bütün salona Allah'tan üst sınıflar yoktu yoksa ben çoktan yerin dibine girmiştim bayağı sinir oldum tabi arkadaşlarım da öyle... Demem o ki insan egoist olmayagörsün çünkü o gün tek kurbanı ben değildim beni diğer kurbanlardan ayıransa adımı soyadımı söyleyerek hitap etmesiydi , neyse işte düştüm ben o güzelim liseden bu liseye.

12 Ekim 2010 Salı

sözde zihniyet özde zihniyetsizlik

Neden mi kötü tanınıyoruz? Neden mi farklıyız? Neden mi ayrışıyoruz, ayrışıyoruz çünkü biz kendi fikrini herkesin kabul etmesi ve herkesin kendi gibi düşünmesini isteyen insanlarla beraber yaşıyoruz, biz espiri kaldıramayan, bir yandan samimi olduğunu idda edip diğer yandan ben tanımam onu diyen insanlarla yaşıyoruz arkasını dönünce, biz gözünün içine bakan kadın için "benimle sevişmek istiyor." diye düşünen adamlarla yaşıyoruz ve biz erkeklerin yanında yemek yiyemeyip de düğünlerce birsürü kişinin önünde çılgın gibi halay çeken kadınlar ve bu zihniyeti barındıranlarla yaşıyoruz, biz ayıbı karşı cinste gören insanlarla yaşıyoruz, herkesin bildiğini herkesle konuşamayan, babasına kocasına bağımlı yaşayan kadınlarla yaşıyoruz, biz 10 çocuğu olup ben çok fakirim diyenlerle yaşıyoruz, biz hazmedemiyoruz çünkü biz geri kafalar için kendimizden ödün vermiş gibi hissediyoruz biz onların sözüm ona törelerini görüyoruz, biz 12 yaşında 28 yaşındaki bir erkekle evlendirilen kız ÇOCUKlarının olduğu yerdeyiz biz aslında gerideyiz batıdakilerin doğuya ulaşamadığı ulaştırılmadığı bir ülkede, İstanbul efendiliğini taşlayan yok eden barbarlarla yaşıyoruz evet biz barbarız dogumuz batımız barbar bizim çocuklarımız turist taşlıyor yahu herkes mi öle tabiki değil ama onlar gölgede kalıyor ve malesef ülkemden geriye bunlar kalıyor...

9 Ocak 2010 Cumartesi

hayatımıza ne oluyor


Bazen bunaltıcı ve zorlu bazen eglencelı ama her zaman yasamaya deger bu hayat avuçlamızın içinden kayıp gidiyor.Biz hırslarımız ve arzularımızın esaretinde boğuşurken hayat da akıp giyor,hırs hiç bitmeyen bir olgu peki niye var insanda daha fazlasını isteme daha fazla para aşkı var herşeyin fazlasını istemiyormuyuz paranın ,mevkinin,puanların, notların,maddiyatın, aşkın , sevginin ,sadakatin, arkadaşların, şohretin...Bütün bunlar bizi hırsa sürüklüyor.Hırs ise hayatımızı eritiyor oysa birazcık hırsla geldiğimiz noktada hayatı yaşamaya yonelmeli bir gün yaşlandığınızda içinizde keşke şuraya gitseydim gucum buna yeredi veya keşke şununla ilgilenseydim bu yaşta yapılacak şey değil dememek lazım aslında hayatı değil kendinizi yaşamalısınız kendiniz yaşamlısınız içinizde ne varsa onla yaşamalısınız onu üniformalarla, resmiyetle veya iş haytıyla kapatıp gizleyip onu tamamen kaybeder insan.İş hayatı çalışmak para kazanmak lüks tabiki onemi ve gerekli ama benim anlatmaya çalıştığım kendine vakit ayırmak kendiniz için yaşadığınızı(patronunuz için değil veya diğer insanlar için değil) beyninizle paylasmanız.Keniz için yaşarken diğer insanların da kendileri için yaşamya hakkı olduğunu bilmeniz gerektiğiydi...